Pazartesi, 18 Aralık 2017
.
.
Metin Gündoğan

Ağır Metal Zehirlenmesi -Nedir

Ağır Metal Zehirlenmesi - Belirtileri Ağır metal zehirlenmesi Nasıl Teşhis (Tesbit) edilir Ağır Metal Zehirlenmesi - Nedir Ağır metal terimi çok çeşitli biçimlerde tanımlanmıştır. Bu tanımlamalardan birine göre ağır metal, özgül ağırlığı (yoğunluk ölçüsü) 4’ten büyük olan herhangi bir kimyasal elementtir. Özgül ağırlığı ne olursa olsun herhangi bir zehirli metale de ağır metal adı verilir.

İnsanların kaza sonucu zehirlenmesinde rol oynayan ağır metaller çoğunlukla kurşun, cıva,  arsenik ve kadmiyumdur. Vücut çinko, bakır, krom, demir ve manganez gibi bazı ağır metallere az miktarlarda ihtiyaç duyar, ancak bu elementler daha fazla miktarlarda alındığında toksik etki gösterebilirler. 

Ağır Metal Zehirlenmesi - Nedir 

Ağır metaller vücuda besin, su, hava vasıtasıyla ya da deri tarafından emilerek girebilir. Ağır metaller vücuda girdiğinde çinko, bakır, magnezyum ve kalsiyum gibi temel minerallerle mücadele içine girer ve onların yerini alarak, organların sistem fonksiyonlarını engeller. İnsanlar endüstriyel çalışma, farmasötik imalat ve tarımda ağır metallerle temasa geçebilir. Çocuklar ise bu metallerin bulaştığı topraklarda oynamanın bir sonucu olarak zehirlenebilir. Bazı ağır metallere maruz kalma kaynakları arasında aşağıdakiler yer alır:

 

Kurşun: Eski boyalar, kurşunlu benzin, eski borular.

Cıva: Ağır metal bulaşmış balık ve endüstriyel ve tarımsal atıklar.

Kadmiyum: Endüstriyel atıklar, böcek ilaçları, eski galvanize borular.

Arsenik: Böcek ilaçları ve endüstriyel işlemler, hatta su içmek.  

 
Ağır Metal Zehirlenmesi - Belirtileri
 

Ağır metal terimi çok çeşitli biçimlerde tanımlanmıştır. Bu tanımlamalardan birine göre ağır metal, özgül ağırlığı (yoğunluk ölçüsü) 4’ten büyük olan herhangi bir kimyasal elementtir. Özgül ağırlığı ne olursa olsun herhangi bir zehirli metale de ağır metal adı verilir. İnsanların kaza sonucu zehirlenmesinde rol oynayan ağır metaller çoğunlukla kurşun, cıva,  arsenik ve kadmiyumdur. Vücut çinko, bakır, krom, demir ve manganez gibi bazı ağır metallere az miktarlarda ihtiyaç duyar, ancak bu elementler daha fazla miktarlarda alındığında toksik etki gösterebilirler.

 

Belirtiler ağır metalin doğasına, miktarına ve yutularak mı yoksa solunarak mı vücuda girdiğine bağlı olarak değişiklik gösterecektir. Ağır metali ağız yoluyla alan hastalarda; kramp, bulantı, kusma, ishal, mide ağrısı, baş ağrısı, terleme, ağızda metalik tat gibi şikayetler görülebilir. 

 

Cıva, eğer deriye temas ettiyse ciltte yanıklara yol açabilir ve solunan cıva buharı akciğerlerde şiddetli iltihaba neden olabilir. Kurşun, kurşun tozu biçiminde solunmuşsa uykusuzluk, baş ağrısı, cinnet ve kasılmalar görülebilir. Ciddi ağır metal zehirlenmesi vakalarında hastalar bilişsel, motor ve dil becerilerinde belirgin bozulmalar sergileyebilir.

 
Ağır metal zehirlenmesi Nasıl Teşhis (Tesbit) edilir
 

Ağır metal zehirlenmesi kan, idrar ve dışkı testleri ile saç ve doku analizleri ya da röntgen kullanılarak saptanabilir. Buna karşın ağır metal zehirlenmesi, ilk aşamada fazla belirti vermediği için gözden kaçırılabilir. Doktorun, hastanın öyküsünü, mesleği ile ilgili özel vurgular yaparak eksiksiz biçimde dinlemesi gerekir.

 

Çocuklarda, kandaki kurşun seviyesinin 80 mcg/dL’den yukarıda olması genellikle kurşun zehirlenmesini gösterse de, önemli ölçüde düşük seviyelerde (>30 mcg/dL) etkilenen çocuklarda, zeka geriliği ve diğer bilişsel/davranışsal sorunlara neden olabilir. Amerikan Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi, çocuklarda kandaki kurşun seviyesinin 10 mcg/dL ya da üstü olmasını endişe verici bulmaktadır. Yetişkinlerde kurşun zehirlenmesi belirtileri arasında, kandaki kurşun seviyesi birkaç hafta boyunca 80 mcg/dL’nin üzerinde olması gösterilebilir. Kandaki cıva seviyesinin ise 3.6 mcg/dL’yi aşmaması gerekirken, idrardaki cıva seviyesi de 15 mcg/dL’yi geçmemelidir.

 

Cıva zehirlenmesi belirtileri, cıva seviyesi kanda 20 mcg/dL’yi ve idrarda 60 mcg/dL’yi geçtiğinde görülebilir. Bazı otoriteler vücuttaki cıva seviyelerinin saptanması için saça test yapılmasını önermektedir. Buna karşın, 2008’den itibaren bu tür testlerin değerinin tartışmalı olduğuna inanılmaktadır. 

 

Arsenik kandan çok çabuk ayrıldığı için, kandaki arsenik seviyeleri teşhiste çok da yararlı olmamaktadır. İdrardaki arsenik (herhangi bir deniz mahsulü yemeden geçirilen 48 saatten sonra 24 saatlik idrar toplama ile ölçülür), arsenik zehirlenmesi bulunan kişilerde 50 mcg/dL’yi geçebilir. Röntgen, bu maddelerin midede bulunup bulunmadığını ortaya çıkarabilir (çünkü bu metal de röntgen ışınlarını geçirmez). Arsenik, aynı zamanda maruz kalınan zamanı takip eden aylar süresince saç ve tırnaklardan da tespit edilebilir.